Aramızda kalsın
Şiirle girdi
Ve girdiği gibi şiirle çıktı diye hayatımdan
Küsüp şiire
Yıkıntımın arasında bir yere
Gömdümdü kağıt kalemlerimi bir süre
(Not: Bu küsme vakası, tavşanın dağa küsmesi ve dağın haberinin olmaması ata sözünün canlı örneği olabilir. Not edelim lütfen bir yere...)
Baktım olacak gibi değil
Aşksızlık ayrı zor meşksizlik ayrı zormuş anladım
Ve beleşe bağlamak için mevzuyu
Punduna getirip şiircinin birini
Ben beceremiyorum şu şiir miir işini
Sen bari sar şuradan
Evladiyelik aşk şiiri kaptan
Pekişsin coşsun hayat
Demeye fırsat kolladım da
Çıkmadı karşıma hiç şiirci miirci
Neyse sevgili
Sevgili Kaybetme İhtisas Derneği üyeleri
Gel zaman git zaman
Baktım olmuyor
İçimde debelenip duran bir infial var
Doktor tavsiyesiyle yeniden başladım şiire
Meğer tedavi edermiş
Kendi kendine yazdıkça adamı şiir
(Notun duble notu: İşin sırrı pastoral şiir yazmaktaymış. Yani; börtü-böceğe, dağa-bayıra, taşa-toprağa, suya-denize yaz. Aşka gelince nayır nolamaz. Nanik çekeceksin yani aşka. Ben ne anladım bu işten?)
Bazen kesmiyor yazmak
Prim vermiyor şiir iç rahatlığına - huyu kurusun
Şiir de bir yere kadar piiirim deyip
Oturup ağlıyorum zırt pırt
Zırıl zırıl
Salya sümük
Car car
Yani sonuçta
Yeterince yutmuşum kaybetmeleri
Haddinden fazla boğulmuş
Sıkışıp kalmışım
Ölümle kalım arası şu bir karış mesafede
Hem anam da ağlamış zaten zamanında
Lafı mı olur bir de ben ağlasam diye
Oturup ağlıyorum zırt pırt
Zırıl zırıl
Salya sümük
Car car
Baştan yazayım
İyidir ağlamak
Hele ki
Sanki yeniden başlayacak gibi ağlarsan şayet
Hatta umudunu kaybetmeden hemen ağlarsan
Anında işler tıkırına girer
Demek isterdim ama
Denedim
Hiç mi hiç tavsiye etmem
Bir halt olduğu yok
Çok ağladım
Hatta
Gözlerim
Kan çanağı
Ooo
Laaa
Naaaa
Kadarrrr
Ağğğlaaadımmm
Zırt pırt
Zırıl zırıl
Salya sümük
Car car
Yok gelmedi kimse
Kendi gelmedi gelmedi de
Rüyalarımdan da çıkmadı manita
Sabahları böğrümde krampla uyandım paso
Yine de siz bilirsiniz
Baktınız olmadı
Benim yaptığımı yapıp
Bir adet antika güneş tanrısı büstü
Beş adet orta boy kanatlı melek biblosu
Birkaç tane pagan işaretli som gümüş kolye
Yeterince
Oltu taşından tespih
Şaman tefi
Kızılderililerce ağaca yontma ulu manitu totemi
Yine Kızılderili ateşi dumanı - birkaç çuval
Ve çeşit çeşit tütsü çalın bitpazarından
Hemencecik soğutmadan totem yapın oracıkta
Evet evet
Hemencecik oracıkta yapın
(Minikten bir gıdım uzunca not: Çalmak şart yalnız, para verirseniz tutmaz totem ona göre. Yok hocam haberimiz yoktu, internet gitti neyin falan dinlemem basarım sıfırı...)
(Sıkıntı şu ki
Kırk bir kere kırk bir Törkiş lira's
Ödül koymuşlar başıma bitpazarında
Gidip eksikleri tamamlayamadım maalesef
Bitiniz kanlandı ya sokmazsınız tabi kerkenezler
Demek istedim de
Yemedi maçam)
Efendime söyleyeyim
Haberiniz olsun
Benim totem tutmadı maalesef
Yeterince Kızılderili ateşi dumanı çalmamışım anlaşılan
Ya da uçup gittiler çuvaldan
Yoksa tutardı kesin
Bir sonraki adımım
Aşama aşama
Kendi kendime konuşmayı azaltıp
Çiçekler ve kuşlarla konuşmak olacak
(Miniminnacık nota yakın not: Şarkı söyle çiçek ve kuşlara dedi doktor ama kıyamam onlara)
O da olmazsa aşağıdakini deneyeceğim
- Gerçi henüz proje aşamasında ama olsun
- Deneyip de sonuç alan olursa söylesin bana
Ama
Önce komşunun bahçesinden toprak çalmam
Köydeki seradan saksı araklamam
Sonra da dağa çıkıp çiçek yolmam
Ormana gidip sansarlar için tuzak kurmam gerek
Bunlar dert değil de
Tuzaklara yem için
Çukur kazıp
Solucan toplama kısmını halletsem
Hatun koşa koşa gelir dinime imanıma
Haaa
Olmaz ama
Oldu da işe yaramadı hiçbiri
Baktın kesmedi ağlamak
Küfredeceksin azizim
Öyle efendice sansürlüde değil ama
En yakası açılmadığını bulacaksın
Açılmamışsa yakası küfürün
Sen boydan boya yırtacaksın
(Dipdibe not: şayet başaran olursa oy birliğiyle dernek başkanı yapçaz söz 😊 )
Eğer dibi boylamadıysanız hâlâ
Yeniden aşık olup ayrılın
Olmadı bir daha deneyin
Olmadı bir daha deneyin
Göreceksiniz
Nasıl unutuluyormuş ilk aşk acısı
Her yeni aşk acısıyla
Hahaaa
...
Biliyor musun?
Değişmeyen sadece benim!
Afili söylemler duyarken kulaklarım
Fiillerin kahpe görselliğinde
Aldanışın yıkımınadır buhranım…
Sussam kırılır cümleler bilirim!
Bulutlar doluşur şiirlerime
Bir baykuşun ağıtı gibi
Mavi kesilir gece süzülemem…
Kabuğunu kırmaya çalışan
Yavrunun mücadelesini düşün?
Doğmak isterken sana
Yılanın iştahı bekliyormuş başımda…
Biliyor muyum?
Ejderhanın saklandığı ini
Ben değildim seni oraya atan
Sendin onun alevini kendine vatan kılan
Desem ki tüm bunlar yalan!
Üzülür gerçeklerim
Gerçeğine ağlar…
Burkulan kalbimin yırtığısın
Ritim tutmaz musikisi artık
Görüneni anlat bana
Görünmeyenden uzaktayım nasıl olsa…
Bilinmiyor!
Kim kimde saklı,
Acıtıyor aldanışlar
Kaç kez vurulacak bu sine,
Kim ya da kiminle?
İnanmanın maliyetini
Yine ben öderim
Ödemişim, çok çok kere…
saat sabahın üçü
penceremden yıldızları seyrediyorum
sokaktan bir ayyaş geçiyor
dilinde gurbet şarkıları
ve arkasından aylak bir köpek
polisler devriye geziyor
şehre hüküm sürmüş yalnızlığı yırtarak
seni düşünüyorum
ellerine dokunuyorum
gözlerini yeniden keşfediyorum
fizik kurallarını altüst ederek
sonra semanın gece bekçileri yıldızlar birer birer sönüyorlar
ezan sesleri yükseliyor göklere
ve güneş bütün ihtişamıyla ben geldim diyor
ben yine seni düşünüyorum
güneşin kızını
Karanlığın sesini duyuyor musun
Sessizliğin üstünde bir şedde
İki kere susuyoruz artık
"Susmalara iki kere şiir oku"
Sen şiirden başka ne bilirsin
Ben seni şiir gibi içmekten başka
İlerleyebildim mi sonun olmaya
Üçüncü şiiri de oku
"ölüm koksun ölümsüzlüğüne"
İki savaş
Bir deprem görmüşlüğümüzle
Üç kere ölen bedenimizdeki aşkla
Yine yeniden
Sevgi renginde biz dökülsün karaya
Siyah ahımı tut gece rengi ellerinle
"eyyy gece"
Ahım da 'boşluğuna' tutulsun
.Kuz'gun,
1.
Bir yerden başlamalı, siyahı önce griye sonra da beyaza açmalı.
Düşerken bile manzaranın tadını çıkarmalı.
En başta bahanelerden kurtulmalı,
Nedenlerin bir önemi olmamalı.
İçine nefes üflenmiş bu çamuru yaşatmalı, yaşatmalı.
2.
Sırasız devrik cümlelerimle çözememiştim çoğu yaşanmışlığı.
Zamanında harcamak için biriktirmez mi insan?
Ben biriktirdim ama hiç harcayamadım,
Harcayabileceğimi de zannetmiyorum.
Olsun, bunu başaranları izlemek de güzel.
Duygularımın önünde duramıyorum, oysa dalgakıranlar inşa etmiştim önlerine.
Taşıp duruyor, hem kendimi, hem de başkalarını zor durumlara düşürüyorum.
O masum çocuk ne zaman öldü, onu düşünüyorum.
Hatırlamam gerekiyordu.
3.
Ucundan sımsıkı tuttuğum dalın çatırdadığını duyuyorum.
Çok tırmandım kendi içimde, ama vaktinde inmeliydim işte.
Egomu yonta yonta, talaş parçacıklarına çevirmeli,
Sonrasında da etrafı süpürmeliydim onlarla.
Neticesinde korkuyorum.
Hiç ayrılamamaktan bu kokuşmuş dünyadan.
Hep aynı şeyleri yaşamaktan, yaşatmaktan.
4.
Öylesine davranışın böylesine sonucu işte.
Hayat bana gülerken ben ciddiydim,
Ben gülerken hayat ciddiydi.
Hiçbir zaman anlaşamayacağımız belliydi, belliydi.
C.B.
Semânın geniş ufkunda
bir kuş geçer sessizce.
Ağır bir rüzgâr kanadında,
yüreğinde görünmez bir hürriyet...
Arzın gürültüsü altında
nice gönül zincir taşırken,
kuş yalnız göğe bakar.
Kederini semâya yazar.
Özgürlük dediğin,
uzak diyarlara gitmesi değildir kuşun.
Ruhunun,
kendi göğünde kanat çırpışıdır.
Düz çizgiler çizemez herkes.
Eğri büğrüdür, bazılarının kalem izleri.
incecik patikalar olușturur șiirleri dik
yamaçlarda. Yürüyen, yorulsun istediklerinden
Hele bi git! öykülerinde, köy yolları gelir gözünün önüne hemen. Tozu, genzi yakan.
Masalları güldürür ama! Uydurma olduklarından. Lakin ates olmayan yerden de duman çıkmaz.
Kimileri böyledir işte
Görsen anlaşılmaz, duysan inanılmaz.
Tanımak için, oturmak gerektir
sofralarına, kınamadan.
Çünkü onlar; sonbaharı kaşıklayıp,
zemheriye banarlar ekmeklerini.
Çağla çiçekleri doludururken
kadehlerine, yaz yağmuru sızar hüzünlü
gözlerinden...
hey yavrum heyyy
meme görünce nasıl da koşa koşa geldiniz
ayıptır
günahtır
et'meme'lisiniz
eyle'meme'lisiniz
elle'meme'lisiniz
her gördüğünüz memeyi
meme zannet'meme'lisiniz
yahu
hani
şambrel bir yerinden şişer de meme yapar ya
hah işte bu meme o meme
kimlerle muhatabız arkadaş yuh yani
cık cık cık
bakın şimdi canlarım
hani böyle daralır
daralır
daralır
daralırsınız da
sıkar
sıkar
sıkarsınız ya bi'tarafınızı
sonra da
şişer
şişer
şişer ya bir yeriniz hani
ardından
yeterrrr ülennn diye diye
patlarsınız ya hani içten içe
o hesap işte
sıkmayın yani kendinizi
meme yapar
memeli memeli gezersiniz
siz de
kuş kadar hafiflemelisiniz ki
meme/lenmeyesiniz
ama
çok da gevşe'meme'lisiniz
sonra da karşıma dikilip
demedin de'meme'lisiniz
bir de şey var
insan seviyorsa git'meme'li
gitmediyse de
seni seviyorum be adam demeden öl'meme'li
gerisi sizi ırgalamaz
özeldir
mahremdir
bil'meme'lisiniz
..
not:
bu da şiir mi diye gül'meme'lisiniz
şiir değildir kendisi
yav kimseye gül memeli demedim ki ben
gül'meme'lisiniz dedim
pes yani
..
Uyandırdım kör yüreğimi
Cehennem yangınlarından çıkardım.
Kim anlar ki özlemin çığ
Kim anlar ki ,
Mavi yangınlarımı.
çiçeklenirim şiirlerle..
Gün olur rüzgar bir türkü olur.
Eser sevda saçlarımın telinde.
Yıldızlar dökülür avuçlarıma.
Sağım güneş,
Solum güneş olur..
Gün olur,
Dağınık şiirlerle toplarım hatıralarımı.
Gezerken kah düşlerin çıkmazında,
Kah denizlerin dehlizlerinde.
Gün olur yazarım bizi.
Yazarım ben yine..
Hiç dağlara küs gezer mi ceylan.
Kuruyan dudaklar nefeslenir ,
bir damla suyla.
// İki taş arasında çiçek açar şiir//
Bir türkü der, turnalara tutun da gel,
Çiçeklenirim şiirlerle
Her gün her gece..
Esinti G
bir yaz gecesinin
ruh haliyle salınıyor salkım söğüt
güneş sıcaklığı esiyor dallarında
yedi öykünün içinden geçen keder
dağılıyor karanlığın içinde
ayak sesleri çoktan dinmiş gidenin
bi çiçekler anladı bunu
yalnızlıktır şifası
ıssız kalan gönüllerin
yumsan da gözlerini
içinde gülüşen tüm renkleri gördüm ben
b.
Zayide’ye Anasından Mektuplar
“-Canımdan çok gıymetli yavrım,
Zayidem
yüreg sızım ,bidenem
evimin harımı,
kilimin altına süpürdüğüm derdim
gara çalım
anacığının hayır duasını alası ,
mutlu günler göresi
tüm muradlarına eresi gözel gızım
gış güneşim balbedimim
galbimde incecikten sızım.
Seni çok özledig.
gurbed guşum gapının çanı çalmaz
damda ki goca goyun süt vermez
mayalarım yoğurdu maya dudmaz
ataşlarım ocakda ki çalı ataş almaz,
yavrım gınalı guzum ,
zabahları güle düşen çiy danem.
Hayat gerçeğim erik dalı gibi narinim
çitlettiğim çigdemim
kelebeg gibi kibarım,
süt darım, gara tavığım,
padişah gavuğum
camlarda buharım
sen ananın,
galbinde yanan ataş, harsın
bütün melekler etrafında dönecise”-.
“-Deycegsin ki ,
“-ana bana bedduamı edip durun”-
gızım keşkeğim ,çırpı bacaklım
anaların duası böyle olur gari
anlayıve tapan başlım,
gara gaşlı oğlan doğurasıca
al duvaglı dilsiz gelin getirip de
gazanda gaynayan gaynana olacısa
ne diyem Zayidem?"-
"-Bag bana a(ğ)zım var
dilim yok emme
ginede gaynanayım işdecig
bag,bag bizim sarı süpürge
gelin bene ne dedi bi dinleyevi
nastı bacak süslü gahpe
"-Bag gelin dedim ,gulani aç dinle
benim gül gulamda olusa
o gün benm neşem yerindedir
yog gül elimde olusa canım sıkkındır
eğercime gül yogusa bende
bilki ters günümde yaklaşma dediydim
ah ah Zayidem ne desin
çatal dilli, davul tokmağı gelin"-.
"-Gaynana, gaynana
sandalyemi atarın bahçaya
bacak, bacak üstüne atarım
sigaramı yakarım
sen o gülü nerene takarsan tak
ben keyfime bakarım "- dimezmi.
Şimdilig mekdubuma burada son verirken
gocuman ırabbımın huzurunda secdelere varasın emi gızım
anan düğüncü Vesile”-…
Çamalan şiiri