ikide bir
senden sonrasını sorma bana
bunu yaz bir kenara
senden sonrası olmadı
olmayacak da…
senden sonra sıfırı tükettim
son kuruşuna kadar harcadım kendimi
elde avuçta
benden geriye bir şey kalmadı
buza kesmiş yataklarda
kan uykular uyuya uyuya
kokusuz bir fesleğene benzedi ömrüm
mutluluk aradıkça
sıdkım sıyrıldı mutluluktan
kurşun atsan yıkılmayan ben
fırtınada devrilmiş bir ağaç gibi
dal budak yerlere serildim
pek yüz vermesem de yaşlılığa
kaya kovuğuna hapsolmuş sular gibi
içten içe çürüdüm
dönüp bakmadım bile
devrin afet-i devranlarına
aşksızlıktan kırıldım da
teninden başka bir teni
aşkından başka bir aşkı
yok saydım
şimdiyse…
bozkır sıcağıyla kavrulan bu metruk şehir de
gözlerimi ufka serip
kıyıda balıkçı babalarını bekleyen
hasret kokulu çocuklar gibi
hep seni bekliyorum
ister gel…
ister gelme…
her hâlükârda beklerim seni
senin aşkından başka bir limanda
konaklamam
sana tutsak bir martıyım ben
senin denizinden başka bir denizde
uçamam