Özledikçe!
Az geçmişime ırak bir selamla başlıyorum güne
Gün geceden kalma karanlık sanki
Gök çökercesine gürlüyor üzerime
Hesaptan çok uzakta bir mevsim
Dolular serpiliyor gündüzüme
Turnalar gibi ayrık bakışların
Yağmasın üzerime
Kül kokan izmarit sancısından
Başına buyruk adımlar düşmesin ardıma
Boyumdan büyük hasretler
Yapışıyor yamacıma
-Eksilme, çekilme, gitme!
Bir nefeslik ömrümdesin sen
Ne olur sensizliğin imtihanından
Beni geçirme!
Sen!
Ölümün ön bahçesinde eğlenirken
Ben hayatın nârında eriyorum
Unuttuğum ninniler unuttuğum masalların
Varmışlarından çekip giderken
Yokmuşlarına çoktan demir atmışsın!
Sensiz yanlarım kurşun saçmakta
Ciğerim yanmakta Kadın!
Çilegâhın derin kuyusundan
Izdıraplar içmekteyim
Vurgun yemiş derinlerden
Toprağına düşmüş kokundan
Gölgenle hissetmekteyim
Öksüzlükten bükülen boynum
Yetimlikten eğilen başım
Sensizlikten tutmayan ellerim
Becerebilseydi ölmeyi
Sensiz yaş/lan/amayacaktım!
KADINIM!!!