Ey kavuğumdan taşan matem
Saklambaç sanma oyun değil bu
Sınavın en güzeli
Sınırsızlığı taşır da kaldıramazsın
Tutsun ellerinden bırak
Güneşin kızıl perçemi…
Nerede başlar nerede biter
Bu sesleniş?
Sen harflerimin arasına kanatsızca konmuş
Koca cihansın
Sakın ha!
Sus benliğim
Aklından dahi geçirme
Mahrecimi yırtan şehvân
Yıkıl kör kapıların ardından
Namahrem ellerini çek
Mahremiyetimin yakasından!
Ey faniliğime dokunan cevval!
Sorma cevap veremem
Bildiğime kani değilim
Bilsem bile
Yol gösterecek kudrete haiz değilim.
Meramım dillense dayanmaz dağlar
Söylesem bir türlü sussam bir türlü
Yanan çıramı toplansa
Söndüremez çağlayanlar
Ey sevgili!
Buraksız sıratın meyli ateştir
Kurtuluşu gönle nakşedilen
Nurundan bahşedilmiş kementtir…