Yunus Emre ki edebin vurgusunu ilimden önde tutmuş, ilim ki hakikate açılan kapı söze buradan mı başlamak gerek bilemedim! Edep her kulvarda hayatımızın özü olmalı. O’nun olmadığı her yerde; gerek siyasette gerek konuşmada gerek işte… Eksik demek karşılamaz, noksan demek kifayetsiz. Edep yoksa yaptığımız eylem ne olursa olsun hiçliğin ta kendisidir nazarımda. Acizane o nedenle şiirinden önce minik bir fikir beyanından sonra geçmeye çalıştım şiirine ki sadece şiirin kulağından tutabildik belki de.…
Yunus Emre ki edebin vurgusunu ilimden önde tutmuş, ilim ki hakikate açılan kapı söze buradan mı başlamak gerek bilemedim! Edep her kulvarda hayatımızın özü olmalı. O’nun olmadığı her yerde; gerek siyasette gerek konuşmada gerek işte… Eksik demek karşılamaz, noksan demek kifayetsiz. Edep yoksa yaptığımız eylem ne olursa olsun hiçliğin ta kendisidir nazarımda. Acizane o nedenle şiirinden önce minik bir fikir beyanından sonra geçmeye çalıştım şiirine ki sadece şiirin kulağından tutabildik belki de.
Evet sevgili kardeşim Halil tdk’ya göre dost canlısı… Burayla sınırlı değil o dost ki “Halilullah” dan gelme. Yüce rahmanın Hz. İbrahim’e nidasıdır bu. Gerçekten dost olabilmek ne büyük yüktür ki Mevlana “Dost matematiksel olmalı; sevinci çarpmalı, üzüntüyü bölmeli, geçmişi çıkarmalı, yarını toplamalı... Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı. “Demiştir. Ve dost bir elin parmaklarını geçmez diye de vurgulamıştır.
Sevgili kardeşim. Dostluk taşıyanın tatlı yüküdür. Gönüllülüktür. Dayanağı başta sevgi sonra güvendir. Dostluk ne zorla verilendir ne zorla alınan. İki gönlün birbirine her koşulda yaslanması, kolay anlarda değil en zor anlarda kendinden geçebilmesidir. Velev ki bu yükü taşıyamam diyedir endişem. Bana olan inancını koruyamamaktır tasam. Ben ki beşerim şaşarsam büyüklüğünle bağıla, sevginin taştığı o büyük gönülde beni merhametinle sarmala.
Şiirin teşekkürüne gelince; ben teşekkür ederim ki gönlümüzü gusül gibi temizledi, kaybettiğimiz benliğimizi abdest gibi tazeledi.
Ben ki hiçlik makamına talip olup da beceremeyen ahmağım, ne desem boş! Utandım ve çekiniyorum da… Ya nefsim derin övgülerinden kabarıp haddini aşarsa. Can dostum… Bana dua et ki kendimi bilenlerden olayım. Sözün yetmediği yersin, sana seni anlatamam ki! Varsın sükût edeyim de eşsiz yüreğin dilsizliğimden beni anlasın…
Selam ve saygıyla kardeşim. Her daim yüreğimdesin…