@Aren
19.02.2026
Kiraz Ağacı…
Kiraz Ağacı
"Soluk kadardı. O soluk ki
tüm ömrü soluksuz bıraktı."
Hani dağ kulübesinin yanında
Kiraz ağacı vardı!
Etrafını sarmış kızılağaçlar içinde
Ne çok yalnızdı…
Hiç arlanmadan sığınırdık kollarına
Gövdesini dağ ederdi sırtımıza
Kuşları çağırır
Rüzgârları şarkılardı yapraklarıyla…
Biz yüzüne vururken yalnızlığını
O saklardı bizi yamacında.
Gözlerinden alabilseydim kendiceğzimi
Belki sorabilirdim yalnızlığını
Etrafındaki kızılağaçlar kadar bencildik!
Kimseleri göremeyecek kadar
Kör ve deliydik aslında!
Oturup hemhal olurken altında
Ne kadar da vefalıydı!
Şefkatiyle gözetirken
Arka fon müziğiyle
Daldırırken bizi bize
Duyurmamak için müziğin sesini açardı…
Okyanus gözlerine bakarken
Derin dehlizlerde gezinirken
Bozardın düşlerimi
‘’Burada mısın’’ derdin ya
Hiç olmadığım kadar senleydim sükûtlarımda
Kalabalık yalnızlıkta bir kiraz ağacı
İsmi var mıydı acaba?
Sormadık ki…
O da söylemedi
Ne kadar da kabaymışız…
Kimi çıplak kaldı
Kimi kapandı karşımızda
Bir asır beklemiş gibi
Dik durmuş yalnızlığıyla…
Bilir misin kaç kez gittim o ağacın altına?
O yalnız ben yalnızdım
Dertleştim saatlerce…
Biliyor musun?
Görmezden gelişlerimizi
Hiç takmamış kafasına
Huşuyla dinlemekten erinmiyor
Dökülen gözlerime
Yapraklarını dökerek eşlik ediyordu.
Anladım ki o da bana ağlıyordu!
O dökerken yapraklarını
Ben çoktan dökülmüş sarılmıştım toprağına!
Hani sözümüz vardı birde şarkımız
‘’Beni unutma’’
Nasıl unuturdum ki hafızam bende oldukça…
Ve sonra…
Bir jetonluk hikâye…
Kuş olsam kırılsın derdim kanatlarım
Sensiz uçamasın semada
Balıksam yırtılsın solungaçlarım
Nefessiz kalsın derya da
İntihara meyilliydim de
İnancım mani olmuştu ya
Bir suskunlu hayat başladı
Kiraz ağacını da kesmişler
Bir başıma kalmıştım
En beklemediğim diyarda…
Kızılağaç sarmalında yalnız Kiraz ağacı
Ne çok benziyordu bana
O parçalanıp hangi ocakta yandı?
Bense sensizlik ocağında!
5
10