Endamına ezilirdi yeryüzü
Dünya dışı kamaştıran ağırlıkta
Anlık şimşeğin ışıltısı gibi
Röntgeni çekilirdi insanın
Utanırdı ciğerler
sığınmak isterdi
sisli bir perdenin arkasına
Yürüyüşü ayrı bir nazar
Saklanmıştı sanki yıllarca
Berrak suyun mırıltısında
--Ah mihmanım!
Yurt olmak istediğim gönlüne
Ne kadar da uzağım!--
Tarlanın öksüz tohumuydum
Çatlamak için rutubet arayan
Onca cömertlik sarmışken etrafımı
Yeşermek için sadece bir karışlık sancısı vardı
Kuraklığın kirli ökesinden sıyrılmak
Bir kuşun insafına kaldı
--Ah ilk can ağrım!
Hangi timsah gözyaşına aldandın?--
Yaşlanırken sensiz bir bağın çürük dalında
Kim bilir kimin şarabısın
Namahrem dudaklarda?