Yakın durdukça
ateş oldu nefesimiz,
bir söz kıvılcım,
bir bakış harâb.
Bilirim,
gönlün bana düşman değil,
ben de sana yâd değilim.
Lâkin mesafe dedin,
sükûtla örülü bir duvar gibi.
Oysa ben
yarım aralıklarda yaşayemem;
ya vuslat isterim
ya hicranın bittiği yer.
Araya konan her adım
canımdan kopan bir parça,
beklemek bana devâ değil,
zîrâ umut uzadıkça
dert kök salar.
Bu yüzden
ne yavaş yavaş solmak isterim
ne de uzaklığa alışmak.
Sevdiğimi incitmemek için
kendimi feda ederim.
Gidişim kaçış sanılmasın,
bu bir merhamet biçimi.
Zira kalırsam kırarım,
durursam yanarım.
Ben ya tamamım
ya da hiç.
Arası
ruhuma zul.