@Devrim
24.02.2026
Hepsi bu...
Kırptığın gecenin uzayan karanlığında…
Kırptığın gecenin uzayan karanlığında
Bozguna uğramış bir gölge
Ve göğe diktiğin şems, bulut kavilinde
Ölesiye toprak çeker göğsü
Sürmesini sürdüğü duvarlar sus çığırtkanlığında
Küf menekşelerini soluyan dehlizlerin engerek mabedi
İçi boş odalarında asılıdır silüetleri
Canhıraş yakutların közünde tav,
dizinde ateş, yüreğinde su
Bulanık düşlerin aksayan mahrumiyetinde
Yaşayamaz ki,
Gülüşünde büyümeyen bodur bir kaktüs
Çapanın diş geçiremediği kurak bir iç geçmişi
***Şöyle buyurun
Ay seansınızın rötarlı imgesi
Zahmetsiz bir seyrin hangi misafirisiniz
Ve siz zamanı susturan sus ehli
Miladı dolan hangi mektubun mührüsünüz
Küstahlığınızı giyinmiş duygu timsali zat-ı âliniz
Evet evet siz
Az önce, az ötede kıkırdayan mâilenizle nasılları sildiniz
Kimmişi getiren ve gitmek bilmeyen derbeder
En kötü koltukta bekleniyorsunuz
İyi seyirler…
***Buruk bir tadın dimağına doğan yağmur
Lütfen kes saçlarını göğümden
**Yo, yo
Bu,
bu tanrıların işi; yüklenemem, hem yükselemem de
***Lütfunki işgal kokuyor, iltica etme toprağımın sinesine
**Ama zaman benden geçiyor,
bilmez misin
***Ama dediğin yerde zaman bende son buluyor, bilmez misin
**Küçük kırık dünyanın üstüne ant içebilirim
***Yooo
Kâinatı yeminimle bozabilirim
**Yapma
***Ah, gemilerini yakalı çok oldu ve
limanlarını gözüme kaçıralı
**Dur, lütfen; barikat zalimlerin önüne çekilir,
zavallıları sömürür
***Peki sen hangi kıyamdasın, söyler misin
**Ben, bende kaybolmuş bir divaneyim…
Hepsi bu.
10
16