Tevkif
Ağır aksak sızdıkça damarlarıma hasretin …
Ağır aksak sızdıkça damarlarıma hasretin
Gülüşlerin birikti hüznüm kamburuna
Sardıkça ufkumu yangın bakışların
Dokunduğum her çiçek açtı simanla
Güz yanım..!
Sen tebessümün
Mahzunluğum sen…
Bin serzenişinin ardında
Tevkif edildi yanaklarım yağmurlara
Mevsimler kirpiklerimden yaprak döktükçe
Yokluğunun sancısına yakalandıkça kalbim
İnci çiçeğim..!
Haşir vakti sen,
Yemin yanım sen
Ar’aflık hasretin…
Gönlüm virane meskeninde
Yosun bağladı kalbim duvarları
Yutkundukça hasretini; tutuldu ay, duruldu deniz
Gökkuşağına rengini veren güzelliği aydınlattıkça geceyi
Kapandı ümitsizlik ve hazan kapıları
Zühre yıldızım..!
Sen yar’***
Deva’m sen…
Dalına kırgın yaprak ürkekliğiyle savruldukça
Vurgun yedi şafak vakti iniltilerimden
Aydınlık ile karanlığın çilesinde gönlüm, gönlün
Yek hücrem kalmadı sancılarını dokumadığım
Ey şen şakrak yanım..!
Sen vaveyla rıhtımım
Kederim sen…
Hüznün perde aralığında yer’yüzümde gülüşünden kubbeler
Kitabeler, anıtlar serabından düş geçitleri
Mors alfabesinde sitemler örüldü mısralarıma
Kısasa kısas hasretliğin gözlerim ve kirpiklerim arasında yangın
Yokluğunda zatürre tuttu yüreğim
Üç öğün beş vakit bakışların çürüttü gözlerimi
Ey mahzun yanım..!
Yüreğinin fetret devrinde
Devrim sen
Ömrüm senin…