@Talya
02.03.2026
Sekiz Oktav
söz veriyorum…
söz veriyorum
kendimi bulduğumda ilk size haber vereceğim
eylülün yüzüne yaklaştırıyorum yüzümü
buğulanmıyor camlar
sepia bir şarkıda rastlıyorum ona
uzun yıllar yavaşlatmış sesini
en sevdiği çiçek hâlâ açelya
çıkılmaz yokuş olmuş
güvercinleri elleriyle beslemeyeli
bir adam sevdiği kadını bıçaklıyor sırtından
bir dost dostunu
soğukluk giriyor kırmızıyla arama
mesafeler iyidir diyorum
es veriyorum kırmızılara
ölüyor gelincikler
dikkatli çıkıyorum basamakları
düşersem kan tutuyor yüreğimi
kayboluyor baş ucumdan sözcükler
bir gülün yaprakları arasında saklıyorum
kurutulmuş cevapları
derken dev cüsseli
koca dudaklı gölgeler geçiyor içimden
dağılıyorum odacıklara
odacıklarda akvaryumlar
balıkların ağızlarında oksijen tüpleri
çekirdek yiyor balkonda bir kaç kişi
kahkahaları çekirdek kabuklarına takılıyor
gözlerim boğulmak üzere
imdat diye bağırıyor içimde
siluetsiz bir ses
bakışlarımı yakıyor güneş
terin esmerdi diyorum senin bir ihtimal
canım sıkılıyor birden
afili bir ölüm beğeniyorum kendime
rengi karanfil kurusu
sen gibi kokuyor aldığım son parfüm
adı Impossible
günlerden cumartesi
ardımda uzaklaştıkça eskiyen üç beş cümle
anlamı kime ve neye göre
kanım çekiliyor damarlarımdan
dudaklarım sepia şarkının dilsiz notaları
hadi git şimdi diyor aynı ses
nefesimi gagalıyor kuşlar

12
32