@Vaveylaa
22.02.2026
O Tek Hece: CAN
Varlığım; o kızıl yangından geriye kalan …
Varlığım; o kızıl yangından geriye kalan
bir avuç soğumuş keder,
Ruhumun harabelerinde artık ne pişmanlık var
ne de siper.
Gözlerin bir yangın yeriydi,
geçtim o dar kapıdan,
Sıyırıp attım üzerimden ne varsa,
kurtuldum o dilsiz yapıdan.
Derken bitti o fırtına,
dindi o kutsal kıyamet;
Avucumda senin sesin,
etimle kemiğimle son emanet.
Hani bana bir "Can" deyişin vardı ya;
Küllerimi havaya savurup
yeniden topladın bu hüsranı.
Sanki bir mezar taşından siler gibi,
kazıdın o eski anı.
Çatlamış toprağın değil,
yanmış ormanların sessiz feryadı gibi,
Varlığın, yokluğun küllerinden süzülen
o ilk icadı gibi...
Zulmetin bittiği yerde fısıldayan
o serin seherdi sesin,
Dehlizlerin ateşle sınanıp,
nura evrildiği o son imtihan gibi.
Oruçlu bir ömrün,
o yanık tadıyla bozulan iftarıydın,
Sahra’nın ortasında,
susuzluğun en vakur kârıydın.
Ezel soframda rızık değil,
göğsümdeki o ağır berekettin;
Sen o tek heceyle,
alnımdaki kör yazgıyı affettin.
Hani bana bir "Can" deyişin vardı ya;
Sızlayan yaralarıma bir merhem değil,
bir hatıra.
Durmuş bir saatin, sonsuzluğun kalbinde vurduğu
o ara...
Ölü bir kalbin,
aşkın o ağır külleriyle yeniden şahlanışı,
Ve ruhun,
kendi enkazından gökyüzüne
o dimdik bakışı...
Artık devran döner mi bilmem,
gökyüzü artık daha duru,
Bir kelimen yetti;
söndürdü içimdeki o kavurucu koru.
Sesinle yırtıldı perde,
altında bin mucize kanadı;
O "Can" deyişin, bu fani sürgünden
geriye kalan tek hakikatti.

6
25