@Vaveylaa
25.02.2026
Soğukta Kalan Sıcaklık
Gök alabildiğine mavi,…
Gök alabildiğine mavi,
Yer ise bembeyaz bir sessizlik.
Kışın keskin ayazı dolanırken dağlarda,
İki can durmuş, zamanı durdurmuş.
Ne bir söz gerek aralarına,
Ne de yaldızlı cümleler...
Bir adamın yorgun omuzları,
Bir canlının sadık başıyla teselli buluyor.
Biri toprağın çilesini çeken ellerini uzatmış,
Diğeri o ellere sığınmış koca bir gövde.
Tahtadan derme çatma bir kulübenin gölgesinde,
Dünyanın en eski diliyle konuşuyorlar:
Şefkatle...
Çizmeler çamurlu, hava buz,
Ama yürekte tüten o duman,
Eritiyor karları tek bir dokunuşla.
Çünkü bilirler ki;
Birlikte beklenen bahar,
Yalnız kalınan kıştan her zaman daha yakındır.
Dünya seni dışarıda bırakmış,
Saraylar uzak, şehirler yabancı.
Sana kalan sadece bu ahşap enkazı,
Ve seninle aynı kaderi paylaşan bu dilsiz canlı.
Sen ey yorgun adam, başını yasladığın o alın,
Sana sadece bir hayvanın sıcaklığını değil;
Toprağın sabrını,
göğün genişliğini,
Ve unutulmuş bir şefkatin
kokusunu getiriyor.
Avuçlarında tuttuğun o dilsiz sadakat,
Şehirlerin gürültüsünden,
yalanlarından daha gerçek.
Sana kimse sormadı değil mi?
Omuzlarındaki bu yükün ağırlığını,
İçinde kopan fırtınaları,
Ya da neden bir insana değil de,
Dili olmayan bir cana sığındığını...
Çünkü o yargılamaz seni,
O sadece hisseder;
Gözyaşının kokusunu,
ruhunun üşümesini.
Rüzgâr dışarıda istediği kadar uğuldasın,
Kış istediği kadar sert vursun kapıyı;
Burada, bu küçük tahta taburenin üzerinde,
İki can tek bir ruh olup
sönmeyen bir ateş yakıyor.
Öyle bir an ki bu;
Gök yere inmiş, yer göğe yükselmiş,
Ve dünya,
sadece bu iki masum kalbin atışıyla dönüyor.
.....
Çünkü bazen bir insanın bir hayvana sığınması,
Bir insanın bir insanda kaybolmasından daha gerçektir.

Günün Eseri
25.02.2026 tarihinde Günün Eseri olarak seçilmiştir.
11
23