O’nun Sesi, Senin Nefesin
Aksedince ruhuma o efsunlu nefesin
Zaman durur;
Bükülür vaktin beli sanki...
Bir katre ışık düşse gamzenden karanlığa,
Güneş utanır,
Saklanır bulutlar ardına.
Gönlümün bestesi, baharıdır gülüşün.
Sözlerin, İsrafil’in surundan da derin...
Uyandı sükûtum, sıyrıldı kefeninden;
Ruhu bir gül yaprağı kadar ince sevdiğim.
Bu ne nefestir ki nefsimi benden alır?
Sende gördüğüm cemal,
bir gizli hazine sanki.
Seninle birleşen gönül,
sanma ki ten kalır;
Damla deryaya karışır,
Yok olur kendi ardında.
Kesretin kavgası bitti artık,
Vahdete döner gülüşün.
Ezelden ebede yankılanan o
"Hû" sesi kadar derin...
Sıyrıldı bu varlık hırkası,
Can çıktı bendinden;
Anladım ki ey cananım,
Seni sevmek,
O’nu sevmekmiş aslında.