Bugün dünya yansa,
külü avucuma değmez,
Bugün akıl sürgün,
bugün mantık dilsiz;
Zamanın çarkı kırılsın,
yelkovan intihar etsin
Dursun tüm saatler,
bu anın kutsallığında...
İçimde kıyametler koparan o devasa çığlığı,
İnce bir ipek gibi fısıltıya çevirdim.
Ruhumun fırtınası dindi,
şimdi kalbine fısıldıyorum:
Gitme, bu gece zamanı burada durdur.
Sarılalım sımsıkı,
Anne sıcaklığına sığınan iki yetim çocuk gibi,...
Şafak, penceremizin camını kanatana dek...
Gecenin siyahi kanı,
sabahın kızıllığına karışana kadar,
Bırak, firar etsin zihnimizdeki o yorgun düşünceler.
Bugün akıl sürgün,
bugün mantık prangalı;
mum ışığında
duvarda dans eden sarılan kollarımız
bu gece,
masalsı teslimiyetin kucağında can versin.
@@@@@
Günün o mağrur sesi,
sükûtun derin kuyusuna düşene kadar,
Bırak, kaybolsun ruhumuzdaki o sahte kimlikler.
Bugün zaman mühürlü,
bugün gerçekler uykulu;
ayın şavkında
gölgelerle sevişen mahzun ruhlarımız
bu gece,
sonsuz bir rüyanın eşiğinde can bulsun...
dost kalem vaveyla