Gece nasıl oluyor sanıyorsun?
Kâinatı isyan ettirecek kadar karanlık
Ve efsunlu bir dalga gibi...
Hüzünlerimdir güneşi kapatan.
Yağmur nasıl yağıyor sanıyorsun?
İçimden buram buram yükselen,
Cinnet halindeki gözlerimden düşen
Damlalardır seni ıslatan.
Aşk nasıl oluyor sanıyorsun?
Sen bilmezsin;
Eros benim, gönüllere aşk oku fırlatan.
Ne yazık ki kendine hayrı olmayan,
Sevda denilen illeti icat eden benim.
Aşk; bölünemeyen, parçalanamayan bir atomdur...
Aşk tektir...
Hallâc-ı Mansur "Enel Hak" demiş,
Cemal Safi "Aşk benim" demiş, bana ne...
Ben arifim, tarif gerekmeyen.
Sana diyorum ki;
Gel, ruhumun sonsuzluğuna sığın,
Cenneti ve cehennemi gör...
Cehennem ateşimde kavrul ki
Cennetimden çıkamayasın.
Sana her akşam kâinatın sonsuzluğundan sesleniyorum.
Mesafelere aldanma;
Görmek istiyorsan her akşam olduğunda
Bir bardak çay al eline
Ve güneşin battığı yöne bak.
Sana göz kırpan
Zühre Yıldızı’yla selam gönderiyorum..
@@@@@@
Şimdi Zühre Yıldızı’nın parıltısında
sana bir sır fısıldıyorum:
Cehennem dediğin,
benim ateşimde yanmayı henüz göze alamamış korkakların sığınağıdır.
Oysa benim yangınım, seni küle çevirmek için değil, seni özündeki o saf ışığa kavuşturmak içindir....