Beni tarif et desen
eski postanenin arkasından başlardım.
Postane yok artık.
Mektuplar da.
Adresler
yerinde duruyor yine de.
gideceğin yerden önce
gitmeyeceğin yerleri öğreniyorsun
Bir bakkal vardı.
Veresiyeyi deftere yazardı.
Defter dolunca
borç bitmiyordu.
yeni bir defter başlıyordu.
hesaplar
sayfa çevirince kapanmıyor.
Sokağın sonunda
çıkmaz var.
Çıkmaz sokakları severim.
İnsan orada
yanlış yaptığını değil,
fazla umutlandığını anlıyor.
Sorarsan herkes biliyor.
"Şuradan sağ."
"Sonra sol."
"Sarı binayı geç."
Sarı bina yıllar önce maviye boyandı.
Kimse tarifini değiştirmedi.
Demek ki
renkler
insanların
alışkanlığında eskir.
Yolu kaybettim.
İyi oldu.
Çünkü kaybolan ben değildim.
Adresimdi.
Akşam eve dönünce
kapıyı ilk kez
ev çaldı.