Gönlümün kapısını, kilitli tutuyorum,
Kalabalık bir handa, tenhayı yutuyorum.
Kuru gürültüleri, sildim kafamda bir bir,
Adım Merdümgiriz’dir, sükûta yatıyorum.
Beni böyle bilmeyin, sanmayın hor görürüm,
Şu riyakar yüzlerden, kaçıp dosta yürürüm.
Hep maske takanlardan, bıkmış yorgun yüreğim,
Gönlümün aynasında, hep gerçeği görürüm.
Issız dağ başlarında, yağan karlar gibiyim,
Sırrına erilmeyen, bir derin yar gibiyim.
Söz gümüşse sükûtum, altındır bilesiniz,
Bu virane dünyada, bir sitemkar gibiyim.
Çöle dönmüş ufukta, gizli bir pınar oldum,
Uzaktan ses vermeyen, suskun bir diyar oldum.
Bilirim sözlerim naz, sükûtum mukaddestir;
Bu zamanın çarkında, her an bahtiyar oldum.
Yalnızlık kalesinin ben’ki, gizli neferi,
Dostlarım bile bilmez, bendeki bu halleri,
Varsın kaçıyor sansın, bilmeyenler hep beni,
Kaçarken insanlardan, kokluyordum gülleri.
Merdümgiriz