Vaktin sustuğu,
iç çekişlerimin konuştuğu,
durasıca kalbimin kırık tellerinin titrediği
bir yerden yazıyorum.
Zaman;
geçmişle gelecek arasındaki o ince çizgide,
varlığımı sessizliğin ağırlığıyla tartan
bir sarkaç gibi tereddütle sallanıyor.
Sessiz feryatlarım yükselirken semaya,
tüllenen gözlerimden düşen her damlayla
henüz tadını almadığım, kokusunu hiç duymadığım
bir acının gölgesini kaldırmaya çalışıyorum.
Aldığım her nefes kalbimi iğneleyen
ince bir sızıya dönüşüyor.
Ve ben bu kırılganlıkta,
varlığımın ağırlığıyla
yerle göğün kesiştiği o noktada
incinmiş kalbime
bir inşirah ferahlığı diliyorum.
Merdümgiriz