@eksik susmalar
31.08.2026
sana/sadece sana..
ve ben,…
ve ben,
ten/in kadar yumuşak,
mavi sarmaşık aralığı
kurdela bağlıyorum
saçlarının kırıklarına.
sorguladığın
ve düşlediğin
merdivenlerinden
çıkarken,
geçip
gidiyor musun?
nereye
şimdi nereye..
soluna mühürlü
kelimelerin dilinde,
bir rüya bırakıyorsun
bana..
üşüyor musun sende
ey sevgili.
karanlığın ışık bilmez
yerlerinde..
şimdi ben,
saçlarına düğümlenip
kendimi,
demirliyorum içine..
ve bizler,
sokağını yitirmiş
tretuar taşı gibiyiz
derin dehlizlerimizde
lal sesler derliyoruz.
eksiliyor yüzümüz..
kendimize yabancı
benlerle çıplağız..
sesinin ve kelimelerinin
bir rengi/
kokusu/dokusu var.
anlamdan öte..
tanımlamak/tanımlanmak
adına.
sen gurbetimsin
baş ucunda
şiir şiir beklediğim
duallarımla
uzun yollar derlediğim.
buket buket.
giderken,
sırtında, açık unuttuğun
kapılarından yazıyorum
sana..
iç çekişler
içine çekişler
bizi soluksuz
bırakırken
bir martı telaşı
senide mi çekip
çıkartıyor
sAklandığın yerden
ben gibi biraz
yaşamın elektriğine
çarpılırken saçların
ıslak ve sırılsıklam..
biliyorum
avucunda
yaşamı taşıyorsun,
parmaklarını sürterken
kirpiklerine
soluğun çarpıyor nabzıma,
karışıyor toprağın içindeki su
dallarıma, damarlarına..
kanadı kırılan kuşun
yaralarını sarar gibi
dönüyorsun içimde
sapan değmemiş
kanatlarını
çırparak
yüreğimde ki
yokluğunda,
Miladının başladığı
yüreğimin
kuytularındayım.
sevdamın
beni terk ettiği yerde
omuzlarımda
taşıdığım ağırlığın
bağlı olduğu
bir boşluğun
içindeyim..
derin ve karanlık
bir gecenin
içimdeki sorularla
cevabın öncesindeyim
bütün cevapların
sana çıktığı
bir ömrün önünde
biadımın sevdam olduğu
bir yeminin içinde
Tarihe akmış
ve kuşatılmış
bir kentin içindeyim.
sokak sokak
duyumsadığım hasret
ve hararetin
sesimle yankılandığı
yerde.
Arafım kendimin.
yüreğimde
kimse kalmadığında.
Cennetim ve Cehennemim
bir bekleyiş çıkmazının
içinde
içimdeki sadakate yakın
İçimdeki hararete yakın.
içime uzak bir yerdeyim.
defterin sayfalarında
sararmış
eski bir düşteyim;
ilk elma ısırığının dişlerinde
İlk sevdanın ten kokusunda
son peygamberin izindeyim.
bir nehrin yarılışında
Musa’nın asasında
her yerdeyim
ve hiçbir yerde!
seni hissetmek için
kalakaldığım yerdeyim.
gecenin içinde…
terimdeki ihanetin
bedeliyim.
yokluğunda.
duvarlarını ve dualarını
sana hasret
dudaklarımın kurduğu,
mabedimin kapısındayım.
avuç içlerinin
Semaya açıldığı yerde.
kipriklerimin
ucundaki yüzün
gözlerindeyim.
sensiz/
ben neredeyim?
(...)