gecenin ince tülüne sarınmış gölgeler gibi,
sessizce geçerler kaldırım taşlarının üzerinden.
Bir çöp kenarında dünya kurmuş
bir karton parçası saray olur bazen,
rüzgârın diliyle konuşurlar
ve kimseye anlatmazlar açlıklarını.
Gözleri…
karanlıkta yanan iki küçük isyan,
hem korku hem özgürlük saklı içinde.
Yaklaşsan kaçar,
uzaktan baksan sana bakar uzun uzun
sanki insanı tanımış,
ama affetmemiş gibi.
Eller değmemiş sırtlarında
soğuk gecelerin izi var
her tüylerinde bir hikâye,
her adımlarında temkinli bir yalnızlık.
Sevilmek isterler belki,
ama güven bir kapı değildir onlar için
çok kez kapanmıştır yüzlerine.
yine de yaşarlar,
inatla, sessizce,
bir şehrin kalbinde görünmeden atan kalp gibi…
Sokak kedileri
ne tam evcil, ne tam yabani,
insanın unuttuğu merhametin
sessiz tanıklarıdır.