hayat,
hesabı pek sevmiyor galiba
ne zaman tam olacak gibi olsa
bir yerinden üçe bölünüyor
kalanı çekmeceye atıyorlar
çekmeceler karanlık
karanlıkta bozuklar,
eski fotoğraflar,
yarım sigaralar,
bir de ergenlik var
öğretmenler bunun adını koyamıyor
tahtaya uzun bir çizgi çekiyor biri
yanına üç kambur bırakıyor
arka sırada bir kıpırtı
gözlükler burunlara kadar iniyor,
öksürükler ciddileşiyor,
matematik birden ahlâk dersine dönüyor
oysa rakamın suçu yok
bir,
hep tek kalmaya çalışıyor
üç,
yanına kim gelse
kalabalık oluyor
hatta bazı akşamlar
üç aşağı beş yukarı diye çıkıp
üç vakte kadar diye dönüyor eve
kapıyı bir çalıyorlar
açan olmuyor
çünkü içeride
üç maymun,
bir yastık,
üç beş mektup,
bir ömürlük sessizlik...
ve kim bilir hangi dalgın çocuk,
tahtada yan yana duran iki rakama bakıp
bütün sınıfı güldürüyor.