Dar ve yorgun binaların arasından yürürken,
Aydınlanır aniden içimdeki o gri şehir.
Ne zaman yüzünün kıyısına doğru adımlasam,
Bilirim, atılan her adım hafiflemeye davettir.
gülüşlerin denize çıkan sokaklar gibi
Ne kadar kaybolsam da sonunda hürriyet var.
Taş kaldırımlardan süzülen her tebessümünde,
İmbat rüzgârı, tuz kokusu ve sonsuz bir mavi başlar.
Varsın geçsin zaman, varsın çıksın fırtına
Sende dinlenir yorulan bütün martılar.
Sen yeter ki eksik etme o aydınlığı yüzünden,
o sokakların sonunda hep ferahlık var